Black Powder

Masaüstü savaşlar bir yerde gerçekte yaşanmış falanca savaşı nasıl masaüstünde yapabiliriz sorusunu sorar. İşte bu sorunun cevabını arayan geniş bir kitle vardır. Hepsi aynı fikirde olmamakla birlikte çoğu yeniliklere açık ve alternatifler denemekten kaçınmayan bir gruptur. Bunu satır arasında tarihi savaşlara meraklı olanlar çok fazla ordu ve model toplar olarak da okuyabilirsiniz.

Tarihi savaşlar masaüstü savaşlar içinde gerçekten geniş bir yer tutar.  Tarihe meraklı ve parçası olabileceğiniz, belki sonucunu değiştirip o komutanın neler hissettiğini anlayabileceğiniz bir fırsattır.149

Peki nasıl çıkmış? Açıkçası en eski kurşun askerler gerçek askerlerin kopyaları olduğu için ilk masaüstü savaşlar tarihi olanlardır diyebiliriz. Birileri tarihi korumak ve eğlenmek veya hava atmak  amacıyla antik Mısır’dan Çin’e Napolyon dönemi Fransa’sından H.G. Wells’e kadar kurşun askerler yapmış ve bunlarla oynamıştır. Günümüzde en çok Napolyon dönemi ikinci olarak da Amerikan İç Savaşı oynanmaktadır. Napolyon öncesi dönemi antik, ortaçağ ve pike&shot olarak kabaca üçe ayırabiliriz. Makineli tüfek icat olduktan sonra 1nci, 2nci Dünya Savaşına kadar bir başka dönem sonra da modern dönemi sayabiliriz. Napolyon dönemine kadar çoğunlukla meydan savaşları ve kuşatmalardan oluşan kara savaşları yapılırken,  yelkenliler ve dretnotların ortaya çıkışı ve havacılığın başlamasıyla it dalaşları savaşları da oyun sistemleri içinde yerini almıştır.

Tarihi savaşları diğerlerinde ayıran en önemli özellik mentalitenin farklı olmasıdır. Genellikle olabildiğinde rekabetten uzak sistemlerdir. Önemli olan oynanan dönemin ve savaşın hissiyatını verebildi mi ona bakılır.  Rakip ordularda denge aranmaz. Ateş Kapılarında yenilen 300 Spartalıyı oynayan oyuncu savaşı kaybedeceğini bilir ama kaçınılmaz sonu nasıl uzatabilir veya rakibe ne kadar çok zarar verebilir diye düşünür.  Aynı savaş defalarca oynanır. Oyuncular tarafları değişir ve rakip orduyu tanırlar ve genellikle yeni maçlar ufak kural ve birlik düzeltmeleriyle yeniden yeniden oynanır. Yada aynı savaşı başka bir oyun sisteminde oynayıp farkı tartışılır.

Gerçekçilik tarihi savaşlarda oynanabilirliğin önüne geçebilir. 8 sayfalık kuralları olan sistemler olduğu gibi ansiklopedi büyüklüğüne yaklaşan kural sistemleri de mevcuttur.  Bu sebeple tarihi savaşlar genelde daha uzun sürer. Bir buluşmada iki oyun oynayabileceğiniz sistemler pek azdır.

Tarihi savaşların günümüzde en popüler olanlarından Blackpowder’ı tanıtmak istiyorum. Karargah’da en uzun süreli oynanan tarihi oyunlardandır. Sırası geldiğinde Bloody Big Battles,DBA,  Hail Ceasar, Kiss Me Hardy, Perfidous Albion ve Wing of War gibi sistemlerden de bahsedeceğim.

Blackpowder, Warlord Games’in büyük bombası. Games-Workshop’un kurucularının GW’den ayrıldıktan sonra yarattığı bir sistemdir. GW’nin Warmaster oyun sistemini baz alan 17-18nci yüzyıl savaşları için dizayn edilmiştir. Bu dönemin ana silahı musket denilen ağızdan dolma tüfeklerdir. Yan yana sıralanmış karşılıklı ateş eden rengarenk giyinmiş robot gibi hareket eden askerlerin nesi çekici diyebilirsiniz. Ben demiştim ama merak ettiğim için tarihi incelemiş ve kendime bir İngiliz ordusu kurmuştum. Kırmızı urbalarım kendilerini şimdiye karar iki ayrı oyun sisteminde başarıyla savundular. Blackpowder kuralları basit ve zevkli ama işin çoğunu oyunculara bırakan bir sistem. Ana kural kitabı senaryo, birliklerin güçleri ve puanları hakkında sadece tavsiyelerde bulunuyor. Ordu kurulumların nasıl olması gerektiğinden bahsetmiyor bile. Oyun bu konuların rakiplerin oyunu hazırlarken beraber karar verilmesi gereken şeyler olduğunu, tarih kitapları ve web’in önünüzde olduğunu size uygun ve gerçekçi gelen şekilde oynayıp centilmence zevk almanızı söylüyor. Bir oyunda beğenmediğiniz bir sonuç çıkarsa sonraki oyunda değiştirin diyor. Ayrıca GW oyunlarından alışık olduğumuz şekilde birlikler hasar almaya başlayınca içinden adam eksiltmiyorsunuz. Ortalama bir birliğin üç “canı” var. Onları işaretliyorsunuz. Üç canı giden birlik yok olmuyor sadece saldırı, komut alma, düşmana doğru ilerleme gibi işleri yapamıyor. Sistem 500 ila 1000 kişilik taburların işlemesinin moralle ilgili olduğunu, yüzlerce kişilik kayıpların morali sağlam bir birliğin savaş gücünü o kadar da düşürmediği mantığıyla hareket ediyor. Dönemin savaşlarının Napolyon meydana çıkıncaya kadar düşük kayıplı ve sonuçsuz muharebeler şeklinde geçtiğini düşünürsek yanlış bir çıkarım olmadığını görürüz.

150

Blackpowder diğer oyunlar gibi önce bir oyuncu sonra diğer oyuncu bütün hareketlerini yapar şeklinde yürür. Basitce Blackpowder’da birlikleri hareket ettirmek için emir vermemiz ve iki zar atarak birlik komutanının 7-10 arasındaki “Liderlik” değerinin altında kalarak testi geçmemiz gerekiyor. Örneğin liderlik değeri 8 olan bir general bir birliğe ilerlemesini emrederken, öncelikle açık seçik ve şartsız bir şekilde birliğin nereye gitmesini söylüyor. İki zarla 7 veya 8 atarsanız bir birim, 6 atarsanız iki birim, 5 ve aşağısını atarsanız üç birime kadar hareket ediyorsunuz. 9 ve üstünü atarsanız birliğiniz hareket edemiyor. Sonra menzili olan birliklerinizle ateş ediyorsunuz. Ama menziller çok düşük olduğu için sadece yakın menzilde ve konsantre atışlar etkili olabiliyor. Yakın dövüş ise hareket fazında “Hücum” emri alıp düşmana teması başarmış birlikler ve rakipleri arasında oluyor. Genelde sonucu belirleyen yakın dövüşler oluyor. Yakın dövüşü kaybeden kaçabiliyor yada yok ediliyor. Nadiren savaşa devam ediyor. Savaşlar ordunun yarısından fazlasının kaçar veya yok olmuş durumda olmasında sonlanıyor. Yada belirli bir tur sonucunda kayıplara ve/veya hedeflere bakılır. Masaüstündeki stratejik yerler savaş sonunda kim elinde tutuluyor buna bakılır ve puanı verilir. Blackpowder’i zevkli kılan kuralların basitliği ve gerçekçiliğidir. Dönemin birliklerinin güçleri birbirinden aman aman farklı olmadığı için savaşlar taktik manevra ve koordinasyonla kazanılır. Boş bir ovada eşit güçler tarafında yapılan savaşlar gerçekte olduğu gibi büyük olasılıkla berabere sonuçlanacaktır.

Kurallar ve modeller için resmi siteye (www.warlordgames.co.uk) bakabilir, Karargah’da benimle veya Bekir Becit’le temasa geçebilirsiniz. Orijinal site orduların 28mm figürlerle oynanması nı tavsiye etmekle birlikte diğer ölçeklerde oynamakta bir sakınca yoktur. Karargah’da 1/72 (20mm) ölçekte Napolyon dönemi ve 10mm ölçekte 93 Harbi Dönemi (1877-78 Rus-Türk Savaşı) oynanmaktadır.


Halil Onur Buyuran / Ocak 2016

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: