Hilal

Büyük salonun geniş kapısı derin bir hışlama ile açıldı. Bu salon gemideki en geniş kabindi. Gemi tayfasının hem yemek, hem dinlenmek hem de eğlenmek için kullandığı tek ortak alandı. Hafza üniformasına benzeyen askeri kıyafet giyinmiş üç adam içeri girdiğinde salondakilerin yarısına yakını top oynarken, ikisi masa başında kart oynamakta, geri kalanı ise gizlice elde ettikleri alkollerin tadını çıkarmaktaydılar. Kapıdan son giren ve en genç olan sesinin çıktığı kadar bağırdı. “Çapulcular, toplanın! Kartal ağa konuşacak!”

Bunun anlamını çok iyi bilen salondakiler geniş holovizyonun başında toplandılar. Görünüşlerinden her birinin farklı uyruklardan, ayrı hayat görüşlerinden ve hatta yaşam tecrübelerinden oluştuğunu fark etmek çok kolaydı. Birbirlerine bu kadar zıt insanların bir arada toplanmış olması çok zordu. İçeri girenlerin en önünde bulunanın sert surat yapısı ve ciddi yüz ifadesiyle görmüş geçirmiş ve yetkili biri olduğu belliydi. Bıyığını sıvazlayarak konuşmaya başladı.
“Yaklaşık 5 saat önce Burak’a varmak üzere yola çıkmış olan bir ticari gemi olan Hilal bulunduğumuz sektör içerisinde korsanlar tarafından saldırıya uğradı. Muhaberat servisimizin verdiği bilgiye göre korsanlar Japon Sektörel Ordu tarafından desteklenmekte.”

Sözü pamuk şekeri pembesi ile boyalı genç bir kız tarafından kesildi. “Bu gayet doğal değil mi? Muhtemelen bu işte Japonların parmağı olduğunu gösteren tek bir fiziki kanıt veya dijital bilgi kırıntısı bulunamaz. Hem çok daha fazlasını bizimkiler yapmıyor mu? Sultan tarafından sponsor edilen veya eğitilen korsanlar Yu Jing ticari gemilerini yağmalıyor. Yakalanması durumunda Sultanlık ile tek bir resmi bağı bulunamıyor. Bu işi bizim ilgimizi çekecek kadar ilginç kılan nedir?”

Sözü kesilmesine sinirlendiği yüzünün hafifçe kızarmasından belli olan adam sert bir bakış atarak devam etti. “Fakat korsanlar gemiyi hafifçe sakatlayıp geri çekildiler. Gemiye ne borda yapıldı, ne de kaçırıldı. Hilal bu hasar ile Burak’a kadar devam etmesine imkan yok. Bu nedenle en yakın O-12’e yakın limanlardan birine inecek, fakat bu liman Yu Jing kolonilerinden birinde bulunuyor. Hilal kayıtlarda bir ticari gemi olsa da, aslında O-12 tarafından yasaklanmış olan silahları taşıyordu. Muhtemelen bu bilgiyi edinen Japon Sektörel Ordusu geminin kendi limanlarına inmesi için bu saldırıyı planladı.”

Genç kız dayanamayarak tekrar sordu. “Halen taşlar yerine oturmuyor. Herhangi bir tanığın olmadığı uzayın derinliklerinde avucunun içinde iken bu silahları almak varken neden bu kadar zahmete girdiler.”

Kartal ağanın yüzü tekrar kızarmaya başlamıştı ama soruya cevap verdi. “Tehlikeli olan da bu. Amaçları silahları ele geçirmek değil, Hilal’ı deşifre ederek Sultanlığı kanun dışı silah kaçaklığı ile suçlamak. Özellikle O-12 limanında silahların ortaya çıkması ile bunu inkar etme veya örtbas etme imkanı da olmayacak. Bu nedenle göreviniz limanın gümrük bölgesine sızmak. Harita bilgileri Comm-link’inize yüklenecek. Gümrük alanında 4 adet terminal bulunuyor. Bu terminalleri hack’leyerek kargo taramasını manipüle etmeniz gerekiyor. Ve muhtemelen Japon Sektörel Ordusuna ait özel bir ekip de bunu bekliyor olacak. Son olarak unutmayın…”

“Biliyoruz, yakalanırsak Sultanlıkla bir alakamız yok ve paralı askeriz! Aslında doğru olan da bu değil mi?”

25

Devamı İçin:

http://www.karargahkulubu.com/forum/viewtopic.php?f=15&t=494&sid=439af2794e1dc063d9a2038e2b8bb8f7

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: